Yüksek Lisans Tezi: Türkiye'de COVID-19 pandemisi sırasında komplo teorilerine olan inancın belirleyicileri

Üyemiz S. Sena Akkoç, “ Türkiye'de COVID-19 pandemisi sırasında komplo teorilerine olan inancın belirleyicileri” başlıklı teziyle Sosyoloji alanında yüksek lisansını tamamladı. Akkoç bu araştırmasında, Türkiye COVID-19 Değerler Çalışması (TCVS) verilerini kullanarak Türkiye'de COVID-19 salgını sırasında siyasi kurumlara, sağlık hizmetlerine, bilim insanlarına ve haber medyasına duyulan güvenin sağlıkla ilgili komplo teorilerine olan inanç üzerindeki etkisini inceliyor.

Özet
Komplo teorileri, meşru otoritelerin sunduğu bilgilere alternatif anlatılar olarak ortaya çıkmakta ve epistemik belirsizliğin olduğu dönemlerde yaygınlaşma eğilimi göstermektedir. Geçmiş araştırmalar komplo teorilerine olan inancı bilgi eksikliği veya bireylerin psikolojik ve bilişsel özellikleri üzerinden açıklamıştır. Ancak bu çalışmalar, siyasi ve bilimsel otoritelere duyulan güvenin aşınmasına ve alternatif hakikat söylemlerinin çoğalmasına katkıda bulunan sosyolojik faktörleri açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Bu tez, küresel bir sağlık krizi bağlamında sosyolojik bir faktör olarak güveni inceleyerek komplo teorisi inançlarının daha iyi anlaşılmasını amaçlamaktadır. Bunun için ekonomik sınıf, dindarlık ve siyasi ideoloji gibi sosyodemografik faktörleri kontrol ederek siyasi kurumlara, sağlık hizmetlerine, bilim insanlarına ve haber medyasına duyulan güvenin COVID-19 salgını sırasında sağlıkla ilgili komplo teorilerine olan inançla bağlantısını incelemektedir. Araştırma verisi, Nisan-Mayıs 2022 tarihleri arasında 1500 katılımcıyla yüz yüze gerçekleştirilen Türkiye COVID-19 Değerler Araştırması (TCVS) Anketinden elde edilmiştir. Çoklu regresyon analizine göre siyasi kurumlara, sağlık hizmetlerine ve bilim insanlarına güvenmeyen kişilerin komplo teorisi inancı anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca düşük ekonomik sınıftan olan ve dindar kişilerin komplo teorilerine daha az inandığı bulunmuştur. Bulgular, bilgi belirsizliğinin yüksek olduğu dönemlerde sağlıkla ilgili bilgi paylaşımında ve halk sağlığının yönetiminde güven inşa etmenin komplo teorilerine olan inancı azaltabileceğini göstermektedir.

Tezin tamamını okumak için buraya tıklayın.