Türkiye'de COVID-19 Döneminde Romantik İlişkiler
Yazarlar: F. Giray Demirci, Rabia Nur Önder, & Ceylan Engin
Fon kaynağı: 21B08SUP2 kodlu projemiz BÜ Bilimsel Araştırma Projeleri tarafından desteklenmiştir.
Raporu PDF dosyası şeklinde incelemek için buraya tıklayınız.
Bu rapor, Türkiye'de COVID-19 salgını sırasında romantik ilişkilerde meydana gelen değişiklikleri, 1500 katılımcıyla yüz yüze gerçekleştirilen 2022 Türkiye COVID-19 Değerler Araştırması (TCVS) verilerini kullanarak incelemektedir. Bireylerden tahammül düzeyleri, tartışma veya kavga sıklığı, duygusal bağ, cinsel aktivite ve kontraseptif uygulamaları dahil olmak üzere ilişkilerinin temel yönlerindeki değişiklikleri değerlendirmeleri istenmiştir.
Araştırma bulguları, birçok çiftin bu süre zarfında istikrarlı bir şekilde ilişkilerine devam etmesine rağmen, önemli bir kısmının özellikle daha fazla tartışma veya kavga gibi zorluklarla karşılaştığını, bazılarının da birbirleriyle duygusal bağlarının arttığını göstermektedir (Şekil 1)
Şekil 1. COVID-19’un ilişkilerde tahammül düzeyi, tartışma veya kavga ve duygusal bağ üzerindeki etkisi, Türkiye, 2022

Kaynak: TCVS 2022
Katılımcıların çoğunluğu, pandemi sürecinde cinsel aktivite sıklıklarında bir değişiklik olmadığını belirtmiştir. Ancak cinsiyet farkları incelendiğinde, erkekler ve kadınlar arasında dikkat çekici bir farklılık ortaya çıkmaktadır: Erkeklerin %27,5’i cinsel aktivite sıklığında artış olduğunu bildirirken, bu oran kadınlarda yalnızca %16,3’tür (Şekil 2).
Şekil 2. COVID-19 öncesi dönem ile günümüz karşılaştırmasında katılımcının cinsel aktivite sıklığının değişimi, Türkiye, 2022 (N=485)

Kaynak: TCVS 2022
Benzer şekilde, gebeliği önleyici yöntem kullanımında da katılımcıların çoğu pandemi süresince bir değişiklik olmadığını ifade etmiştir. Ancak, erkeklerin %26,3’ü bu konuda bir artış bildirirken, kadınlarda bu oran %18,7’de kalmıştır (Şekil 3). Bu bulgular, özellikle Türkiye gibi ataerkil toplumlarda erkeklerin cinsel aktivitelerini abartılı, kadınların ise eksik bildirme eğiliminde olduğunu ortaya koyan çalışmalarla1 örtüşmekte ve cinsiyete dayalı cinsel normların sürekliliğini vurgulamaktadır.
Şekil 3. COVID-19 öncesi dönem ile günümüz karşılaştırmasında katılımcının gebelik önleyici yöntem kullanımı değişimi, Türkiye, 2022 (N= 494)

Kaynak: TCVS 2022
Sonuçlar ayrıca, Türkiye'deki çiftlerin büyük çoğunluğunun prezervatif ve geri çekme yöntemini kullandığını, ardından spiral ve doğum kontrol hapını kullandığını göstermektedir (Şekil 4).
Şekil 4. Gebeliği önleyici yöntem kullanan katılımcılar arasında tercih edilen gebeliği önleme yöntemi, Türkiye, 2022*
*Katılımcılar birden fazla seçeneği işaretleyebilmektedir.

Kaynak: TCVS 2022
1. Pals, Heili, and Ceylan Engin. 2018. “Attachment to Society and Cognitive Deviance: The Case of Turkey.” Deviant Behavior 39(6):799–815. doi:10.1080/01639625.2017.1411037.
Sociology Data Lab (SDL)
Boğaziçi University
socdatalab@bogazici.edu.tr